DECCAL ORDUSUNU MU KURUYOR...

Kristal çocukların son örneği Atakan 10 yaşında ve çoğu câhil insanlar için olağanüstü, fevkalâde bir çocuk... Ama işin aslı öyle değil... Ve üstelik bu çocuklar da yeni bir hadise değil. Tá Einstein'a kadar gidin...
Otistik çocuklar tehlike altında. Bunları alıp Deccal'in ordusu yapmak isteyebilirler. Kristal çocuklar bir tesadüf değil çünkü...

Sosyal medyada günlerdir Atakan Kayalar adlı bir çocuk konuşuluyor. Bir kitap mağazasında müşterinin dikkatini çeken Atakan’ın kitaplar ile ilgili düşüncelerini anlattığı anlar paylaşım rekorları kırdı. Bir alışveriş merkezinde kitaplara bakarken ilgi çeken Atakan Kayalar, Avcılar Mustafa Kemal Paşa Ortaokulu beşinci sınıf öğrencisi. Son 5 ayda 250'den fazla kitap okuduğunu ifade ediyor...

Kristal çocukların son örneği Atakan 10 yaşında ve çoğu câhil insanlar için olağanüstü, fevkalâde bir çocuk… Ama işin aslı öyle değil... Bu çocuklar da yeni bir hadise değil. Tá Einstein’a kadar gidin...

Ne denmişti? “Bir başka gezegene gitmiş gibi olacaksınız, yüksek zekalı insanların doğduklarını göreceğiz ve ihtiyacımız olan gerçek zeka o zaman ortaya çıkacak... O zaman kendimizin olağanüstülüğünü algılamış olacağız.” Kimler bu doğacak olan yüksek zekalı insanlar?

Geçen hafta İndigo çocuklar ve gençler konuşuluyordu... Ama İndigo çocuklar 1994'den önce doğmuşlardı, peki ya sonra doğanlar? Onlara Kristal Çocuklar deniyor...

Onları tanımak...

Kristal Çocuklar'ı nasıl tanıyacağız? İlk bakacağımız yer onların gözleridir, iri, etkili, anlamlı ve bilge gözlere sahiptirler. Mutluluk ve sevinç verirler, bağışlayıcıdırlar. Kristal Çocuklar büyükleri olan İndigo Çocuklar'la, benzer özellikleri paylaşırlar.

İndigoların ruhları savaşçıdır, amaçları eski düşünceleri yani önceki eğitim, yönetim ve yasal sistemleri yok etmektir. Başlıca düşmanları psikiyatrik tedavilerdir, onlara ilaç tedavileri uygulandığında duyarlılıklarını, ruhsal yeteneklerini ve enerjilerini yitirirler. Kısacası İndigolar'la gerçekten DES (Dikkat Eksikliği) veya Dikkat Eksikliği Hiperaktiflik Sendromu tanısı konulan çocukların ayırdedilmesi gerekmektedir.

İndigo ve Kristal tanımları, aura renklerinden ve enerji kalıplarından kaynaklanmaktadır. İndigo Çocuklar'da indigo mavisi vardır, bu renk iki kaşın arasında yer alan üçüncü göz şakrasının rengidir. Bu şakra ile durugörü güçleri vardır. Ama Kristal Çocuklar'da kuvartz kristalinin prizma etkisi vardır, auraları pastel tonlarda çok renkli ve harelidir. Kristallere ilgileri büyüktür zaten tanımlarının nedeni budur.

Kristal Çocuklar'ın özellikleri...

1995'den sonra doğmuşlardır - Uzun, yoğun ve dikkatli bakan gözleri vardır - Kişilikleri manyetiktir - Çok sevecendirler - Müzikten etkilenirler ve şarkı söylerler - Özgün bir işaret dili kullanırlar - Telepattırlar, düşündüğünüzü hissederler - Şefkatli, duyarlı ve empatikdirler - Konuşmaya başlayınca geçmiş yaşam anılarını anlatırlar - Sanatçı ve yaratıcıdırlar - Sebze ve meyveleri tercih ederler - Denge duyguları mükemmeldir - Geç konuşurlar. Çağımızda İndigoların yani önceki kuşağın etkisi nedeniyle, sezgilerimizin ve düşüncelerimizin daha çok çok farkında olacağız. Bunun kanıtları ortadadır, günümüzde özellikle paranormal konulara olan ilginin gittikçe artma nedeni budur, tv, kitaplar, sinema gibi... İşte İndigoları izleyen Kristaller'in daha çok ruhsal yetilere sahip olmaları bu yüzdendir. Geç konuşurlar çünkü zihinsel iletişim güçleri vardır.

Onlar otistik mi?

Bu çocuklara otistik tanımı konulması hatadır, otistikler genelde insanlardan kopuk kendi dünyalarında yaşarlar ve ilgi duymadıkları insanlarla konuşmazlar. Oysa Kristal Çocuklar tüm insanlık tarihindeki en sokulgan, ilgili, konuşkan çocuklardırlar.

Fakat bu durum onların otistik çocuklar olarak bazıları tarafından gûya tedavi amacıyla alınıp değiştirilmeyecekleri, değiştirilmedikleri anlamına da gelmez...

Onlar otistik değil, awetistik yani saygı ve sevgi uyandırıcıdır.

Odaklanma veya konsantrasyon yeteneği...

Kristal Çocuklar bazen ebeveynlerini duymaz görünürlür, bu olay daha çok doğada bulundukları anlarda görülür. Aslında otistik tavır zannedilen bu olay gerçekte farklıdır, onlar o anlarda dünyadan geçici olarak koparlar. Örneğin tv seyrederken, açık havadayken, hayvanlarla oynarlarken bunu sık sık yaparlar ve anne babalarını duymazdan gelirler, uzun uzun çiçeklere, yapraklara, hayvanlara bakarlar. Ayrıca teknolojide  onlar için önemlidir, ne olursa olsun teknolojik herşeye kendilerini kaptırırlar. Kristal Çocuklar'ın bu yetenekleri gelecekte lider olduklarında yararlı olacak olan odaklanma veya konsantrasyon yeteneğidir.

Pozitif düşünmelisiniz...

Bu çocuklar, büyürken insanları değerlendirdiklerinde kendi sezgilerine öncelik verirler. Bir radar gibidirler. Onlardan düşünce ve niyetlerinizi pek gizleyemezsiniz. On yaşlarında bir Kristal Çocuk, bilmez görünse bile gerçeğin farkındadır. Ne yazık ki bazen bu duyarlılık aşırı ve zarar verici olabilir. Bu nedenle, onların yanında olabildiğince pozitif düşünmek ve gerilimli ortamlar yaratmamak gerekir.

Hatta bazı Kristal Çocukları çok insanla karşılaştırmamak bile gerekebilir. Aynı şey yaşadıkları çevre için de gereklidir, onların yanında çok sert, şiddet dolu filmler izlemek zararlı olabilir.

Başkalarının duygularını, kendi duyguları gibi hissediyorlar...

Bir diğer ilginç yetenekleri gezegenin ortak enerjisini algılayabilmeleridir. Büyük kitlesel korkuları, dünyayı etkileyen olayları hissederler, moralleri bozulur, heyecanlanabilir hatta hastalanabilirler. Onbir Eylül'deki İkiz Kuleler saldırısında, felaketi yaşanırken hisseden ve ardından ciddî bir şekilde hastalanan çocuklar kayıtlara geçmiştir. Unutmayın ki Kristal Çocuklar, bizler ve İndigolar gibi değiller, onlar başkalarının duygularını, kendi duyguları gibi hissediyorlar.

Hiç bir görünür neden olmadan huzursuzlanan ve hasta olmaya başlayan bir Kristal Çocuğu sakinleştirmelisiniz, onunla konuşun, sıcak ve koruyucu etkiler verin ve muhakkak yakınında, çevresinde hattâ oyuncaklarının içersinde bir doğal kristal parçasını bulundurun, onunla oynamasını sağlayın. Ama dikkat edin, küçük taşları yutabilirler, taşın kenarları yuvarlatılmış olmalı, keskin olmamalıdır. Ve onlara bu taşları fırlatmamalarını da öğretmelisiniz.

Yüksek duyarlılık...

Bu duyarlılık sadece ruhsal değildir, Kristal Çocuklar fizik olarak da farklı ve duyarlıdırlar. Örneğin yüksek seslerden, gürültüden, kalabalık içinde bulunmaktan, çok sıcak veya soğuk ortamlardan, dağınıklık ve düzensizlikten hoşlanmazlar ya da bunların bazılarından hoşlanmazlar. Onlara büyük alışveriş merkezlerinde dikkat edin, bir Kristal Çocuk böyle ortamlarda aşırı heyecanlanır, bu nedenle korunmalı, belli bir süre aşılmamalıdır.

Ayrıca Kristal Çocuklar yapay ve kimyasal maddelere çok duyarlıdırlar, doğal sabunlar, gereğince bitkisel ilaçlar kullanılmalıdır. İlginç bir olay da, Kristal Çocuklar'ın kolay yaralanmamaları ve korkmamalarıdır. İstisnalar dışında sanki korunmaktadırlar çok ciddî kaza veya saldırılardan birkaç sıyrıkla kurtulan çok sayıda Kristal Çocuk kayıtlara geçmiştir. Ama bunlar sizin tedbirsiz davranmanız demek değildir.

Parapşisik yetenekler...

Kristal Çocuklar'ın sık sık mistik konulardan söz ettiklerini duyabilirsiniz. Tanrı'dan, meleklerden, duâlardan söz edebilirler. Sanki her birisi küçük birer filozoftur. Bazı Kristal'lerde pşisik yetenekler görülmüştür, örneğin psikokinezi yapabilirler yani bazı küçük eşyaları düşünceleriyle hareket ettirebilirler. Anne veya babalarına onların ilk anne ve babaları olmadıklarını söyleyen Kristal Çocuklar vardır.

Elektronik araçları etkileyen Kristal Çocuklar da kayıtlara geçmiştir. Ama endişelenmeyin, her Kristal Çocuk böyle değildir, böyle özellikleri olmasa da bir Kristal Çocuk olabilirler. Onların telepatik yeteneklerine çok dikkat edilmelidir, anne ve babalarına veya diğer yakınlarına bazen o etkileyici gözleriyle uzun uzun bakmaları şaşırtıcıdır, bunu gözardı etmemek gerekir.

Eğer dikkat edilirse birçok Kristal Çocuğun annesinin isteklerini kendisine söylenmeksizin yaptıkları görülmüştür. Bu yeteneklerin sergilenmesindeki amaç, insanlığın doğal yeteneklerinin hatırlanması şeklindedir.

ANNE VE BABALAR DİKKAT

Son olarak ehemmiyetle belirtelim ki, bu tür çocukların sayısı çağımızda (ahir zaman) hızla artmaktadır. Çoğu anne baba çocuklarının otistik veya Kristal çocuk olduğunu biliyor ve fakat bunun tedavisi için yanlış seçenekleri tercih ediyorlar.

Bu çocukların âile yapıları genellikle İslâm’ı iyi yaşamayan, çağdaş dine soğuk çevreler. Elbette istisnaları da var fakat burada vurgulanmak istenen şey bu tür problemli çocuklara sahip olanların önce şifayı dinde aramaları.

Bir samimi duâ bin hayat kurtarabilir. Yüce Allah duânız olmasaydı ne işe yarardınız?” buyurmakta. Bu âyet-i celîle üzerinde iyi durulması ve güzelce tefekkür edilmesi gerekmiyor mu?

Furkàn Sûresi, 77. âyet meâli şöyledir:

De ki: «(Şedâid zamanlarında kendisine) duâ ve (iltica)nız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi? (Fakat madem ki) şimdi (Onu da, Resûlünü de) muhakkak suretde tekzîb etdiniz, O halde (bu tekzibinizden dolayı size artık) yakın bir azâb lâzım oluyor (demekdir)».

Azab ne şekilde, nasıl bir kılıkta ve ne zaman karşımıza çıkıyor bunu hiç kimse tam olarak kestiremez. Allah’a sığınmalı ve Allah’ın korumasını istemeliyiz. Allah nesillerimizi DECCAL fitnesinden korusun. Amin.

Haberi 20 Şubat 2020, 09:03 tarihinde Ayşe Hatunhekim eklemiş,  ve 0 yorum yapılmıştır.
İlgili Diğer Haberler - TÜMÜ
YukarıGeriAna Sayfa
harbidenhaber.com sitemiz
03 Nisan 2020, 00:01

ALINTI YAZILAR

Tüm Yazarlar

YAZARLARIMIZ

Tüm Yazarlar

Facebook

https://www.facebook.com/BeyefendiErcan